Geçtiğimiz ay her ne kadar birbirinden iyi ve yeni albüm piyasaya çıkmış olsa da, biz bu defa sizlere bir toplamadan bahsetmek istiyoruz. Daha önce Morrissey, Ian Brown, Paul Weller, Bob Geldof ve Carl Barat gibi sanatçıların, farklı bir formatla, Under The İnfluence adı altında, yayınladıkları “sevdiğim – etkilendiğim şarkılar” konseptinin bu ayki konuğu Nick Cave.
Radyo olarak saygı duyduğumuz insan Cave, evinde dinlediği şarkılardan oluşan bir toplama yapmaya karar verip – Nick Cave’in müzik kutusu – diyerek piyasaya sürdü. Şarkıları dinlerken sanki Cave’in otoban kenarında açtığı köhne bir lokantada veya ecnebilerin tabiriyle bir “diner”da hiç bitmeyen kahvenizi içiyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz. Birazdan tren yolu işçileri gelip diğer masalara oturacak, öğle tatili bitince de işlerinin başına dönecekler. Güneş tam tepede ama insanı bunaltmıyor, kareli gömleklerin kolları sıvanmış, kimse kimsenin lokmasını saymıyor. Yani ondan beklenilenin aksine hiç de karanlık olmayan şarkılarla, güzel bir günde yemek yiyormuşsunuz hissiyatıyla başlayıp biten bir albüm dinliyorsunuz. Jimi Hendrix’ten Leadbelly’e, punk’ın köşelerini yontmuş The Pogues’dan hep siyah giyen adam Johnny Cash’e...
Elbette toplamada yer alan 23 taraftarı bol şarkıdan teker teker burada bahsetmenin imkanı yok. Ama şu kadarını söyliyelim, Nick Cave gibi nev-i şahsına münhasır, yaptıklarıyla bir kültürün gel gitlerine sebep olan adamı nelerin etkilendiğini bilmek hesabın yarısını baştan ödemek gibi. Delta blues’un siyah yüzüğünü Avustralya’da bulan Nick Cave babanın seçtiklerini dinleyin, hiç pişman olmayacaksınız. |