Radyo Eksen'de şu an :

dosya

Happy Mondays

11 Kasım 2007 - 18:57
Stone Roses gibi Happy Mondays'de, 80'li yılların sonu 90'lı yılların başında Manchester platformunda 1992 yılında grup dağılana kadar sürecek bir dönemde, kısa fakat önemli başarılara imza atmıştır. Stone Roses 60'lı yılların pop müziğine sadece dans ritmlerini eklerken Happy Mondays, kendini club ve rave kültürünün içine atmıştır.

Grubun müziğinde fark edilen bir başka özellik ise, topluluğun 70'lerin soul müziğini 60'ların psychedelic melodilerine dönüştürebilmesindeki o kısa çizginin ayarını başarıyla yerine getirebilmeleridir. Hiç bir işi olmayan samimi arkadaşlar Shaun Ryder ve Bez'in 1981 yılında keyif verici madde kullanmak dışında da bir şeyler yapabileceklerini düşünmeleri üzerine; Ryder'ın erkek kardeşi Paul'u bas gitarist, amatör bir futbolcu olan Gary 'Gaz' Whelan'ı baterist, Paul Davis'i klavyeci ve nihayet profesyonel olarak bir müzik aleti çalabilen tek kişi Mark Day'i de gitarist olarak aralarına ekleyerek Happy Mondays'i kurdular.

Giysi dükkanı sahibi Phil Saxe; 1983 yılında Happy Mondays'in menajerliğini üstlenmeyi kabul etti ve onların Manchester'da yeni açılmış olan Hacienda adındaki barda 'battle of the bands' yarışmasında bir gece için sahne almalarını sağladı. Bu konser aslında başarılı geçmemiş olsa da Happy Mondays, daha sonra M People'ın kurucularından olacak kişi, o sırada Hacienda'nın DJ'lerinden Mike Pickering'in dikkatini çekmeyi başardı. 1984 yılında da Pickering; Hacienda'nın sahiplari Tony Wilson ve Rob Gretton'u; Happy Mondays'i aynı zamanda New Order'ında bağlı olduğu plak şirketleri Factory Records'a dahil etmeye ikna etti. Altı ay sonra ise Happy Mondays ilk büyük konserlerini, New Order'ın alt grubu olarak Macclesfield Leisure Centre'da verdi.

Topluluk prodüktörlüğünü Pickering'in üstlendiği üç parçadan oluşan ilk single'ları 'Forty-Five'ı 1985 yılında piyasaya sürdü. 80'li ve 90'lı yıllarda clup kültürünün getirilerini de göz önünde bulundurursak, Happy Mondays'in döneminde durduğu basamak benzerlerinden çok farklıydı. Ortaya çıkarılan bu club kültürünün çirkin yüzüydü; Happy Mondays ortada olmayan zorbalığı su yüzüne çıkarmıştı ve bunda da en büyük rolü özellikle barış sever benzerleriyle karşılaştırıldığında çok farklı adımlar attığı her halindan belli olan grubun solisti Shaun Ryder oynamıştı. Ryder'ın kıvrak ve sürrealist şarkı sözlerini, tuhaf pop kültürü referanslarıyla doldurulmuştu. Ayırt edilen en büyük özellik şarkı sözlerinin anlamlarında gizliydi bu da demek oluyor ki grubun şarkı sözleri anlamlarında farklı bir yön aranmalıydı.

Happy Mondays hip hop tekniklerini kendi müziklerine uydurabilmiş ilk rock gruplarından biriydi aynı zamanda. Alınan sample'lar değildi fakat bahsettiğimiz türün melodi ve şarkı sözlerini alıp süreç içinde kendini sokak kültürüne adamıştı. Bu yaratılan kültür, ilerki yıllarda Chemical Brothers gibi dans platformunda emek veren topluluklardan Oasis'e kadar bir çok grubu da etkilemişti. Prodüktörlüğünü John Cale'in yaptığı ve bir fenomen olarak kabul edilen 1987 tarihli ilk albümleri 'Squirrel and G-man Twenty Four Hour Party People Plastic Face Carn't Smile (While Out)'un ardından bu defa prodüktörlüğünü Martin Hannett'ın yaptığı 1988 tarihli ikinci albümleri 'Bummed'la birlikte Happy Mondays ve dolayısıyla Shaun Ryder, İngiltere'de yıldız olma yolunda ilerlemeye başladı. Akabinde 1990 yılında çıkan 'Pills 'n' Thrills & Bellyaches' grubun elde etmeye başladığı bu başarıyı güçlendirdi, fakat İngiltere'de elde edilen bu başarı Amerika listelerinde aynı olumlu göstergeyi yakalayamadı. Bu kararlı ve hızlı yükselişin düşüşü de aynı tempoda oldu.

Son stüdyo albümleri 'Yes, Please'in ardından Manchester platformuna halkın ilgisi de kaybolmaya başladı. Albümün satış grafiği her ne kadar olumlu olsa da iki sene önce grubun dinleyicilerden ve basın mensuplarından aldığı ilgi aynı değildi. Basın mensuplarından topluluk her ne kadar ilgi göremiyor olsa da, tam tersine grubun lideri Shaun Ryder da keyif verici maddelere olan bağımlılığı sebebiyle basının ilgi odağı olmuştu; nitekim kendisi bu alışkanlığı sebebiyle Happy Mondays'e eski ilgiyi de gösteremiyordu. Yüksek mertebe ve çok önemli bir albüm anlaşmasında Ryder; 'Kentucky Fried Chicken'a gitmek için ayrılmıştı ki bu benzetme argoda, keyif verici madde kullanmaya gidiyorum anlamına geliyordu.

Shaun Ryder ve yine Happy Mondays'den Bez, 90'lı yıllarda bu defa Black Grape adıyla tekrar bir araya geldi. Happy Mondays'le soundu hemen hemen aynı sadece daha sert olan Black Grape'in ilk albümü ise 1995 yılında 'It's Great When You're Straight... Yeah' adıyla piyasaya çıktı. Aynı yıl piyasaya çıkan Happy Mondays'in toplama albümü 'Loads' listelerde 41 numaraya kadar yükseldi. Black Grape ise 1999 yılında piyasaya çıkan 'Stupid, Stupid, Stupid' albümüyle birlikte dağıldı. Ryder ise vergilerini ödeyebilmek için Happy Mondays'i tekrar bir araya getirdi ve İngiltere'nin çeşitli bölgelerinde biletleri günler önce biten konserler verdi. Aynı yıl bu defa London Records'tan topluluk geri dönüş single'ları olan 'The Boys Are Back In Town'u piyasaya sürdü ki parça aslında bir Thin Lizzy klasiğiydi. Listelerde yeni versiyonuyla 'The Boys Are Back In Town' 35 numaraya kadar yükseldi. Yeni single'la birlikte Happy Mondays'in ikinci toplama albümü yayınlandı. 2000 yılında Ryder ve geri vokalde yer alan Rowetta arasında süren anlaşmazlıklar grubun İrlanda'da Witness Festival,'nde verdikleri konserle noktalandı ve Happy Mondays resmen dağıldığını açıkladı.

2004 yılında Bez, Whelan ve Shaun Ryder tekrar bir araya gelme kararı aldı. (Paul Ryder bir daha asla kardeşiyle çalmama kararı almıştı ve kendi grubu Big Arm'la başarılı bir yolda ilerliyordu) Üçlüye Kav Sandhu ve Danny Newman grubu Sonic Audio (basçıMikey Shine, klavyeci Dave Parkinson, gitarist Jonn Dunn ve Poss) ile katıldı. Grup bu yeni haliyle, Barselona'da verdikleri konserin DVD'sini piyasaya sürdü. The Mondays 2005'te bir çok festivalde çaldılar. 

2006'da the Mondays, Liverpool'da konser verdi. 30 Temmuz 2006'da The Fuji Rock Festival'in özel konuklarıydılar. Burada "Loose Fit"le başlayıp "24 Hour Party People"la sona eren 60 dakikalık bir performans sergilediler.  2006'nın Ağustos'unda grup 14 yılın ardından yayınlayacakları ilk albümlerinin kaydını tamamladıklarını söylediler. Futbol hakkında bir film olan "Goal"ın soundtrack'inde yer alan "Playground Superstar"ı single olarak yayınlayan grubun albümü Uncle Dysfunktional ise 2007'de piyasaya çıktı.

Happy Mondays, yeniden bir araya gelen Rage Against the Machine'den önce 2007'de Coachella Festivali'nde sahne aldı.  Onları Tony Wilson anons etti. Bez bu şovu kaçırdı çünkü bazı "pasaport meseleleri" yüzünden Amerika'ya girememişti. O yazı turnede geçiren grup;  2009'da Paul Ryder'ın oğlu ve Shaun Ryder'ın yeğeni Jake Ryder'la birlikte Amerika ve Kanada'yı kapsayan bir turneye çıktı. 2010'da grup, İskoçya'da, Wizard Festivali'nde sahne aldı.  

Happy Mondays yazisi icin kullanilan kaynak Stephen Thomas Erlewine yazisidir.

 

 
Düzenleyen : Gülşah Güray

Diğer dosya