Radyo Eksen'de şu an :

dosya

Cocteau Twins

11 Kasım 2011 - 14:19
Yerel bir otel’in diskosunda düzenlenen punk gecelerinde Dj’lik yapan Robin Guthrie, onun arkadaşı Will Heggie ve  İskoçya’daki sıkıcı hayatın onları buluşturduğu bu mekan da en iyi dans eden kadın Elizabeth Frase... 1979’da Grangemouth’lu üç yakın arkadaşın kurmuş olduğu grup Cocteau Twins. Liz bir süre sonra şarkıların sözlerini bir türlü sevemediği gerekçesiyle isimini Simple Minds’ın çok bilinmeyen karanlık bir şarkısından alan gruptan ayrılsa da, 6 ay sonunda Robin’e aşık olarak geri dönmüştü. 



Topluluğun 4AD’nin kapısını çalmasında ise her zaman hayran oldukları grup The Birthday Party’nin parmağı vardı. İzledikleri bir “The Birthday Party” konseri sonrasında Robin , Elizabeth ve Will’i sahne arkasına gitmeye ikna etti. Phil Carvert’ın onlara verdiği plak şirketinin adresini takip ederek, 1982’de Grangemounth’daki evlerinden çıkarak nihayet İngiliz bağımsız müzik piyasasına dahil oldular.

Hafif ve ince müziğiyle belirgin biçimde eterik kabul edilebilecek Cocteau Twins’in bahar ayları boyunca henüz Londra’da çaylak olan 4AD için kaydettikleri birkaç parçadan sonra 7 günde tamamladıkları “Garlands” albümü Haziran ayında yayınlandı.



İlk zamanlarında Robin Guthrie'nin minimal gitar düzenlemeleriyle sağladığı bütünlük ile Will Heggie’nin bass’ları grubun müzikalitesinde belirleyici bir unsurdu ve ruhani dokusuna daha koyu – ağır bir ritim veriyodu. “Garlands” distorsuyon ve feedback’leriyle tatmin edici olmaktan fazlaydı.



“Peppermint Pig” Ep’sinden kısa süre sonra Heggie gruptan ayrıldı. Guthrie ve Fraser 1983 de “Head Over Heel”i ikili olarak piyasaya sürdü. Yine de albüm Cocteaus’ların puslu formülünden nasibini alarak bundan sonrasının temellerini atmış oldu. 1983’ün sonlarına doğru, eski Drowning Craze bascısı Simon Raymonde “The Spangle Maker” Ep’sini kaydetmek üzere gruba dahil oldu. Zaman geçtikçe Cocteau Twins’in  hem söz yazarlığını hem aranjörlüğünü hem de prodüktörlüğünü üstlenerek grubun vazgeçilmez ismi oldu.



Cocteau Twins’in en olgunlaşmış ve tutarlı  işi sayılabilecek olan “Treasure” albümünü 3 ayrı 45lik – “Aikea Guine” – “Tiny Dynamine” – ve “Echoes in a Shallow Bay” takip etti. 1985 yılında ise akustik albüm “Victorialand” ve “Love’s Easy Tears” 45’liğine ek olarak  minimalist besteci Harold Budd işbirliği ile hazırlanan “The Moon and the Melodies” piyasaya çıktı.



1988’in sofistike albümü “Blue Bell Knoll”den sonra üçlü,  ticari görünümünü yükseltecek olan uluslararası antlaşmalarını Capitol Records ile imzaladı. 1990’da çıkan “Heaven or Las Vegas”dan sonra ise Cocteau’lar 4AD ile olan uzun soluklu ilişkileri iyice sadeleştirdi. Albüm aynı zamanda Fraser’ın vokalindeki anlaşılır tabir değişikliğinin de altını çiziyordu. Grubun, özelliklede Fraser’ın ifadesi 1993’de yayınladıkları “Four Calender Cafe”de de devam etti.



1995 yılında daha akustik ve ince bir tadı olan “Twinlights” 45’liği ile eş zamanlı çıkardıkları “ambient groove” tarzındaki “Otherness” grubun farklı müzikal yaklaşımlar denemesine olanak sağlamıştı.



1996’ da yayınladıkları 9. albümleri “Milk & Kisses” kayıt aşamasındayken grup, yeterince bir arada olduklarına  karar verdi. Elizabeth Fraser, grubun ayartıcı vokalisti , Londra dışına taşınarak solo kariyerine yoğunlaşmayı amaçlarken yol arkadaşları Robin Guthrie ve Simon Raymonde’da kendi müzikal gelecekleriyle ilgilenmeye başlamışlardı.



Kısa süre içinde Simon’ın albümü ve Robin’in “Violet Indiana” isimli yeni projesi , bağımsız plak şirketi Bella Union etiketiyle, Cocteau Twins sonrası yaşamın ilk meyvası olmuştu.

2005 yılında Stars and Topsoil adında bir toplama albüm yayınlandı. Albümde 1980 ve 1990 yılları arasındaki Cocteau Twins parçaları yer aldı.

2006 yılında ise Lullabies to Violaine, Vol 1 ve 2 4AD Records tarafından piyasaya sürüldü. İlk albüm Lullabies" ve "Iceblink Luck EP’lerinde yer alan parçalardan oluşuyorken, aynı yıl yayınlanan ikincisi ise "Evangeline" ve "Violaine” EP’leri arasında kalan parçalardan oluştu.



Onları fenomen kılan stadyum dolusu insana konser vermek veya yaptıkları milyonlarca satışla MTV’nin spotlarını doldurmak değildi. Belkide uyguladıkları algıda temel sapmalara neden olan olgularıyla herzaman gözönünde olmayan, evrensel bir etkiydi.



Büyük ölçüde The Birthday Party, Sex Pistols akabininde PİL , Siouxsie and the Banshees ve diğer punk ikonlarının etkisini üzerinde taşıyan grup kendi hareket alanında pişirdiği müziğine işlediği ölçüde kararlı tavrıyla Post Punk, New Wave, New Romantics ve Goth’dan bilmeceli ölçeklerle tuz kattı. Piyonluğu üstlendiği yolda ise Slowdive, Lush, My Bloody Valentine, Chapterhouse, Curve gibi gruplara ilham olmuştu Cocteau Twins. 


 

 
Düzenleyen : Sinem Akat

Diğer dosya