Radyo Eksen'de şu an :

dosya

El Perro Del Mar

11 Kasım 2011 - 17:52
  

“İsveçliyim ve müziğe ilgim beş yaşındayken başladı. Müzikal bir alt yapıdan gelmemiş olmama rağmen evimizde müzik hep var oldu. Şarkılarımı yazmaya yedi yaşında başladım. Kullandığım isim  El Perro Del Mar’ı İspanya’da bir plaj da buldum. ( “Denizdeki köpeğin” İspanyolcası)  Kritik bir dönemdeydim ve bu köpek denizden bana geldi. O anda, çok özel birşey vardı ve tekrar düzenli olarak yazmaya başladığımda bu ismi kullanmam gerektiğini düşündüm, bu buluşmanın ardından..

Major plak şirketi dönemi sona erdi. Eğer kendi denetiminde birşeyler yapan ya da kendi hayat tarzında bir şeyler yapan bir sanatçı olmak istiyorsan, bağımsız bir plak şirketinin yolunu tutmalısın ya da kendi plak şirketini kurmak ki şu günlerde birçok müzisyen bunu yapıyor. Yakın zamanda ben de bunu yapabilirim.

İkinci albümüm  From The Valley to the Stars konsept bir albüm, cennet, yaşam, ölüm etrafında dönen. Çalışması zor bir albümdü. Yaptığında daha iyi olmak için sürekli kendini dürtmelisin.

Bir grupla çalışmaktan çok, orkestra ile çalışmayı tercih ediyorum. Bu bulutların üstünde yüzme hissi veriyor. Bu enstrümantel dokunuş sizce benim gerçek satış değerimi belirler mi? Bunu söylemeyi başkalarına bırakıyorum. Ben bir sanatçıyım, kendimi pazarlamının yöntemleriyle ilgilenmem. Şöhret ve para için endüstrinin içinde yer almadım. Hep seyahat ediyorum, şuan Paris’teyim ve yeni albüm üzerine çalışıyorum. Bu kesinlikle özel hayatını etkiler fakat tahmim ediyorum ki arkadaşlarım ve ailem kendimi işime adamama alışmıştır. Kendimi ilk önce bir sanatçı ve müzisyen olarak görüyorum ve bu da, istesem de istemesem de bu piyasasının bir parçası yapıyor beni. Dışa vurumcu solistlerden etkilendim, Edith Piaf, Nina Simone gibi, tutkulu insanlardan. Birkaç ay önce Londra’da Ravi Shankar konserine gittim,  çok duygulu ve güçlüydü. 90 yaşlarında, belki zayıf görünüyordu ama çaldığı zaman o kadar güçlü duruyordu ki...

Filmler, bana müzikten daha çok ilham verir. John Cassavetes dönemimdeyim. Yaptıkları bana çok ilham veriyor. David Lynch, Terrence Malick gibi bazı büyük yönetmenlerle çalışmak isterdim.

En gururlu zamanlarımı aramaya devam ederken, en iyisini yapmaya çalışıyorum. Sonunda Paris’e taşındım. Umarım iç huzuru bulurum ve Terrence Malick’in yeni filminin müziklerini yaparım...”

 

 
Düzenleyen : Şehnaz Aygül

Diğer dosya