Radyo Eksen'de şu an :

dosya

Pearl Jam

19 Kasım 2006 - 16:47
Pearl Jam ilk olarak, 1980’lerin ortasında Seattle’da, gitarist Stone Gossard ve basçı Jeff Amment’ın “Green River” adlı bir rock grubunu kurmasıyla başladı diyebiliriz. Grup, ilk olarak bir EP ve “Rehab Doll” adlı bir albüm hazırladı. Fakat 1988 yılının sonunda Green River dağıldı.

Daha sonra Gossard ve Ament, ikiliye katılan baterist Jeff Turner ve daha önce Seattle’lı bir grup olan Malfunkshun’un solisti olan Andrew Wood’la birlikte “Mother Love Bone” adlı grubu kurdu. Kurulan bu yeni grubun, Green River’dan tamamen farklı, blues ve glam rock ağırlıklı bir soundu vardı.

 

Grubun başarısı PolyGram’ın bir yan kuruluşu olan Stardog tarafından hemen farkedildi. Böylece grup, 1989’da çıkartacakları “Shine” adlı EP’leri için, Stardog’la anlaşma imzaladı. Shine’I, bir yıl sonra çıkacak “Apple” adlı albüm izledi. Ne yazık ki Wood, eroin bağımlılığını yenemedi ve “Apple” albümünün çıktığı 1990 yılının Mart ayında aşırı dozdan öldü.

 

Wood’un ölümüyle “Mother Love Bone”da dağıldı. Gossard, bireysel çalışmalara yöneldi. İçinde, üç enstrümental kaydın bulunduğu “Stone Gossard Demos 91” adını verdiği bir hard rock albüm çıkardı.

 

Belli bir süre sonra Gossard, yeni dağılmış “Shadow” adlı bir grubun lead gitaristi olan, Mike McCready ve Seattle çevresinde “War Babies” adlı bir grubta bas çalan, Ament’la da anlaşarak yeni bir grup oluşturdu.

 

Bu üç müzisyen, gerçekten başarılı bir yolda olduklarına inanıyorlardı. McCready, Rolling Stones dergisine “‘Dollar Short’ adlı parçayı çalmaya başladığımızda gerçekten iyi bir şeyler yaptığımızı anlamıştım” dedi.

 

Henüz adı belli olamayan grubun, artık tek eksiği bir solistti. Gossard, yaptıkları demoyu, bir şekilde doğru ellere ulaşabilmesi için arkadaşlarına vermeye başladı. Gossard’ın bu arkadaşlarından biri de “Red Hot Chili Peppers”ın kurucularından, Jack Irons’tı.  Irons demoyu, San Diego’dan tanıdığı o zamanlar bir petrol şirketinde çalışan fakat geceleri şarkı sözleri yazıp “Bad Radio” adındaki bir grupta solistlik yapan Eddie Vedder’a gönderdi.

 

Vedder,  San Diego çevresinde utangaç biri olarak tanınıyordu. Hatta bazen çıktıkları konserlerde kalabalıkla yüz yüze gelmemek için maske takıp da çıkıyordu.

 

Demoyu dinleyen Eddie, kaydı çok beğendi. Ertesi gün Vedder surf yaparken, daha sonra Pearl Jam’in ilk albümü olacak “Ten”de, ‘Alive’ adıyla yer alacak ‘Dollar Short’ adlı parçayı söyledi. Daha sonra Vedder, ‘Once’, ‘Footsteps’ ve ‘Dollar Short’u kaydederek, Seattle’a geri gönderdi.

 

Ament ve Gossard; Vedder’ın seslendirdiği bu parçaları dinledi ve gösterdiği performans karşısında çok etkilendi. 2 hafta içinde Vedder, Seattle’a geldi. Grupla birlikte sadece 5 gün çalıştı ve altıncı gün grup canlı performanslarını sergilemeye başladı.

 

Eddie Vedder, kısa bir süre sonra, Soundgarden’ın solisti Chris Cornell’ın da aralarında olacağı bir proje olan, Temple Of The Dog’da yer alması için davet edildi. Cornell, oda arkadaşı olan Andrew Wood için bir kaç parça yazdı ve bir tribute albümde piyasaya sürmeye karar verdi. Eddie Vedder ve Chris Cornell’ın aralarında bulunduğu proje ‘Hunger Strike’ adlı parçayı kaydetti. Temple of The Dog adlı proje bittiğinde; Vedder, McCready, Ament, ve Gossard  aralarına yeni katılan baterist Dave Krusen ile birlikte grubun adını en sevdikleri basketbol oyuncusu Mookie Blaylock olarak değiştirmeye karar verdi.

 

Grup, kısa bir süre sonra Epic Records’la anlaşma imzaladı ve ilk albümleri için çalışmaya başladı. Telif hakları yüzünden grup adını Mookie Blaylock yerine; Vedder’ın büyük annesi Pearl ve onun içinde narkotik bir madde bulunan bir cins kaktüsten yaptığı reçelden ortaya çıkan “Pearl Jam” olarak değiştirdi.

 

Blaylock’un forma numarası olan “Ten”, 1991 yılının ağustos ayında piyasaya çıktı. Fakat albüm beklenilen hızlı çıkışını gerçekleştiremedi. Ancak 10 numaraya çıkabilen albüm, listelerde uzun süre de kalamadı.  

 

Pearl Jam’in ilk albümü Ten’i grubun daha sonra çıkartacağı albümlerle karşılaştıracak olursak çok sade bir altyapıya sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bunun sebebi ise, grubun stüdyoya girmeden sadece bir kaç canlı performansa çıkmaları ve ardından albümü yayınlamalarıydı.

 

Vedder’ın dokunaklı şarkı sözleri, bir çok çevre tarafından övgüyle karşılandı. Bu övgülerin yoğunlaştığı parça ise, yalnız ve karışıklık içinde geçen çocukluğun anlatıldığı ‘Jeremy’di. Parça için çekilen klip, MTV’nin vazgeçilmezleri arasına girerken yılın videosu ödülüne de layık görüldü.

 

 1992 yılında, 18 ay süren Ten albümünün tanıtım turnesinin ikinci yarısında Pearl Jam herkes tarafından tanınıyordu. MTV’nin unplugged programında gösterdikleri başarılı sahne şovlarıyla da popülerliklerini bir kez daha ispatladılar.

 

1993 yılının Ekim ayında ikinci albüm “VS” piyasaya çıktı. Bu albümde de grup, yakaladıkları belli bir seviyenin altına inmemeyi planlıyordu. Vedder hayranlarından gelen mailları kendi cevaplarken, katıldığı bir radyo programında da, hayranlarının bilmek istediklerini rahatlıkla sorabilmeleri için kendi ev telefonu numarasını verdi.

 

VS; Pearl Jam’in çıkarmış olduğu en kesin hatlara sahip ve doğru albümü diyebiliriz. Vs, fırtınalı bir üslubu olan itici güç ‘Go’ ile başlıyor ve insanı kasan ‘Animal’la devam ediyor. İki parçada, grubun attığı benzersiz hızlı adımın en iyi örnekleri arasında.

 

Grubun ikinci albümü çıktığı ilk gün 350.000 kopya sattı ve müzik listelerine 1 numaradan girdi. Albümle birlikte gruba, yeni baterist Dave Abbruzzese’de katıldı.

 

Albümdeki parçalardan ‘Daughter’ ve ‘Elderly Woman Behind the Counter in a Small Town’ da olduğu gibi grubun şarkı sözlerinde gözle görülür bir olgunlaşma olmuştu. Vedder’ın parçalarında, her zaman yer verdiği argo ve şiddet içerikli kelimeleri bu albümde de görmek mümkündü.

 

1994’de gerçekleşen iki olayla, Pearl Jam’in ilerleyişi dramatik bir şekilde tamamen değişti. İlk olay Kurt Cobain’in intiharıydı.

 

Kurt Cobain’in ölümünden bir hafta sonra Pearl Jam, Saturday Night Show’da sahne aldıklarında Eddie Vedder, sahneye üzerinde K harfinin olduğu bir t-shirt’le çıkmış ve parçaları seslendirirken elini kalbinin üzerine götürmüştü.

 

   Peral Jam’in turne programında yaşanan başka bir sıkıntı ise, bilet satışlarından sorumlu olan acentanın, bilet fiyatlarını çok yüksek tutmasından kaynaklandı. Mayıs ayında grup, Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi’ne, bilet satışlarından sorumlu olan acenta hakkında soruşturma açılmasını istedi ve 1991 yılında sağlanan haksız kazançların açığa kavuşturulmasını talep etti.

 

1994 yazında grup, bilet satış acentası olmadan belirlediği fiyat listesinde başarısız oldu. Pearl Jam, bu başarısızlığın üzerine bilet satışından sorumlu acentaların, konser yerini ayarlayan acentaları, gruba karşı boykota zorladıklarını iddia etti. Her şeyi unutup yola devam etmek yerine Gossard ve Ament ise, bilet acentasının tekelini kırmak için uğraştı fakat sonuçta başarısız oldu. Davayı bilet şirketleri kazandı.

 

Bu arada grup 1994 yılında “Vitalogy” albümünü çıkardı. Albüm çıktığı sırada grubun yola devam etmesi bazı çevreler tarafından tehditlerle durdurulmak isteniyordu.

 

Pearl Jam’in davulcusu Dave Abruzzese; Vitology’i, korkunç bir albüm ve içinde bulunan mükemmel parçalar olarak değerlendiriyor. Albümde, Pearl Jam’in başarılı ilerleyişinin kanıtı olan, ele avuca sığmayan parçalar var.

 

24 Haziran 1995’de Pearl Jam, Golden Gate Park’ta vereceği konser için San Francisco’ya gitti. Bu konserde Eddie Vedder, verilen sandviçlerin bozuk olması yüzünden rahatsızlandı ve 7 şarkı sonunda konser alanını terk etmek zorunda kaldı. Kalabalığın gösterdiği büyük tepkiye karşı grup, Eddie’yi o halde turneye devam etmesi için zorlayamayacağına karar verdi. Ve turne iptal edildi.

 

Fakat bir kaç hafta içinde grup kendini yeniledi ve turnenin iptal edilen bölümünü tamamlamak için tekrar yola çıktı. Ekim ayında grup, Salt Lake City, Sah Jose ve San Diago’nun da içinde bulunduğu küçük bir turneye çıktı. Bu şehirlerde, gruba ait bir korsan radyo istasyonu, konserleri canlı olarak yayınladı.

 

1996 yılının Ağustos ayında, “No Code” albümünün çıkmasıyla grup kendini ticari bir dönüm noktasında buldu. İsteksiz bir rock grubu olduğu düşünülen Pearl Jam, artık öyle değildi. Fakat No Code’la birlikte ticari olmayan eğilimleri sonunda grubun yakasına yapıştı.

 

Eğer varolan şiddet sakinleşirse ne olur? İşte bu sorunun cevabı, Pearl Jam’in “No Code” albümünde cevabını buluyor. Albümde ki parçalar, dolaylı yoldan da olsa insanı; hayat ve hayatın anlamını düşünmeye itiyor. Albümde yer alan 13 parça, bazı konular hakkında ipuçları veriyor. Örneğin: Cennet hakkında ‘Sometimes’ cehennem hakkında ‘Red Mosquito’, ilişkiler hakkında ‘Hail, Hail’ ve ‘Smile’, metafiziksel açıdan ‘I am what I am’.

 

Pearl Jam hayranları, grubun bilet acentalarına karşı açtıkları savaşa karşı konserlerin olmayışından şikayetçiydi. Bütün bunlara karşı grup son albümlerinin tanıtım turnesine çıkmayı reddediyordu. Müzik endüstrisi “No Code”un çıktığı ilk hafta, 367.000 kopya satması karşısında şaşkınlığını gizleyemedi. “No Code”, 1996 yılında çıkan diğer tüm albümlerden sağladığı fazla satış grafiğini elinde tutmayı başarıyordu. Böylece grup biletleri satışa çıktığı ilk gün tükenen, Avrupa ve İngiltere’yi kapsayan bir turne düzenledi.

 

Bütün bu başarıların yanısıra Pearl Jam’in sıkı takipçileri, Pearl Jam’in etrafında olup bitenler artık gittikçe zorlaşıyor, diyordu. Sürüye uyan diğerleri gibi, grup kendilerine gösterdiği alakayı artık göstermiyor ve karanlığa doğru ilerliyordu.

 

Her şey Rolling Stone dergisinin 1996 yılının ekim ayında çıkan sayısında ki kapak haberiyle açıklığa kavuştu. Parçalarında her zaman kötü geçmiş bir çocukluğun belirtilerinden bahseden Vedder’ın, aslında çocukluk yılları böyle geçmemiş aksine çok parlak bir öğrencilik dönemi geçirmişti.

 

Vedder, ticari amaç kaygısı içinde bulunan çevreler tarafından öne sürülen bu haberleri aslında daha önce çıkar diye beklediğini söyledi. Bütün bu olanlar karşısında her hangi bir kaygı taşımayan grup üyeleri “Bundan sonra daha normal olabiliriz” diye karşılık verdi.

10 Nisan’da, Pearl Jam’in 2000 yılında verdiği tüm Avrupa ve Amerika konserleri, Epic Records tarafından, DVD formatında piyasaya sürüldü. DVD’nin, 2 saatlik bölümünde, grubun Amerika’nın 48 farklı şehrinde verdiği konser görüntüler ve 28 şarkıdan oluşan derlemeler bulunuyor. Ayrıca 50 dakikalık, grubun backstage görüntülerinin, şu ana kadar piyasaya çıkmamış parçalarının ve ‘Oceans’ parçasına çekilmiş ve hiç bir televizyon kanalında yayınlanmamış bir video klibinde bulunacağı, bonus bir bölüm de DVD’de yer alıyor.

Grup yedinci albümleri Riot Act’i 12 Kasım 2002’de yayınladı. 2003 yılı boyunca Avustralya ve Kuzey Amerika’yı kapsayan, Riot Act albüm turnesini yaptılar. Grup ayrıca 2003 yılında plak şirketleri Epic Records ile yollarını ayıracaklarını duyurdu.

2005 yılında grup ilk kez Latin Amerika turnesine çıkacağını duyurdu ve 22 Kasım’da turneye başladılar.

Grup 2006 yılında J Records plak şirketiyle anlaşmaya vardı. Bu plak şirketi de Epic Records gibi Sony BMG’nin bir parçasıydı. Grup aynı yıl, 2 Mayıs 2006’da sekizinci stüdyo albümleri Pearl Jam’i yayınladı.  Sekizinci albümleri için grup  Kuzey Amerika, Avustralya ve Avrupa’yı da içeren, geniş kapsamlı bir dünya turnesine çıktı.

Turne bittikten sonra , grup dokuzuncu albümleri için stüdyoya girdi (2008) ve dokuzuncu albümleri Backspacer 2 Eylül 2009’da satışa sunuldu ve Billboard listesinde 1. sıraya yerleşti.

                Grup 17 ocak 2011’de,  2003- 2010 arasındaki dünya turnelerinden canlı performanslara yer verdikleri albüm Live on Ten Legs’i yayınladı.  8 eylül 2011’de de Ole adını verdiklerini bir şarkı yayınladılar. Ayrıca grup 18 Kasım’da Google Music aracılığııyla Toronto 9.11.11 adlı ücretsiz bir albüm yayınladı.  Gruptan son gelen haber, Haziran 2012’de Avrupa’da 9 günlük bir turneye çıkacakları yönünde.

Diğer dosya