Radyo Eksen'de şu an :

dosya

‘Film Makaralarının Arasından, Stüdyo Ekipmanlarının Ortasına...’ Radyo Eksen'de Breton Röportajı

07 Şubat 2013 - 12:01
9 Şubat Cumartesi akşamı Babylon İstanbul'da sahne alacak olan İngiliz grup Breton'la bir röportaj gerçekleştirdik.

Radyo Eksen: Merhaba. Öncelikle nasıl biraraya geldiğinizi öğrenebilir miyiz?
- Hepimiz farklı yerlerde buluştuk. Başka gruplardaydık, partilerde ve Londra'da konserleri takip ederken karşılaştık ve tanıştık.

Radyo Eksen: İlk albümünüz Other People's Problems'ın konsepti nedir?
Aslında müziğimizi oluşturmaya çalışırken, bizim hâli hazırdaki işimiz filmler yapıp, fotoğraf ve grafik projeleri üzerinde çalışmaktı. Tüm bunlar bizi çevrelemişken albüm kaydetme fikri ise çektiğimiz filmlerin soundtrack'ini yapma isteğinden oluştu. Tabii bunu uzunca vokalsiz süren ve sadece seslerden oluşan bir yapıda kurgulamak istemedik. Birkaç dinleyişte anlaşılacak pop şarkıları yapmak istedik, ya da elektronik enstrümanlar kullanmadan, elektronik müzik, veya gitarlar olmadan rock şarkıları gibi.

Radyo Eksen: Önceki EP'leriniz daha dans-edilebilir çalışmalardı. İlk albümünüz ise daha karanlık bir atmosfere sahip. Other People's Problems'da Alman müzisyen ve besteci Hauschka ile çalıştınız. Bu işbirliği nasıl oluştu?
Her zaman onun eserlerine hayrandık. Kendisi hiçbir görüntüyü atlamayan sinematik müzik becerisiyle dikkatimi çekip, beğenimi kazanmıştı. Elimizdeki sample'ları gerçek enstrümantasyona aktarabilmek için görüştüğümüz farklı insanlar arasında kuşkusuz ilk tercihimiz kendisi olmuştu. Üflemelileri ve yaylıları hayran bırakarak kaydetti.

Radyo Eksen: Sizin de bahsettiğiniz gibi, normalde film yapımcısısınız. Bu nedenle müziğinizde sinematik sesler ve sample'lar fazlasıyla yer etmiş durumda. Yaptığınız kayıtlarda birçok farklı müzik türünü buluşturuyorsunuz. Tüm bu sesler nereden geliyor?
Kullandığımız sesler her yerden geliyor diyebilirim, esinlendiğimiz çok şey var. Son 6 yılda müzik anlayışı oldukça değişti. Sadece sound ve tarz olarak değil, teknolojik altyapı ve fikirleri paylaşma şekli açısında da.

Radyo Eksen: Grubun şarkı yazma süreci nasıl ilerliyor?
Tanımlyabileceğimiz belli bir süreç yok. Telefondaki bir melodiden, ikinci el dükkandan alınmış garip bir enstrümandan, hatta bir film ya da fotoğraftan ilham alabiliyoruz.

Radyo Eksen: Bugünlerde size heyecan veren veren gruplar var mı?
SEAMS'i çok dinliyoruz. Bir de BRNS adlı grup da dinlemeye değer, Fransa'da birlikte çalmıştık.

Radyo Eksen: İşbirliği yapmak istediğiniz müzisyeneler var mı peki?
DJ premier, James Murphy, Jonathan Glazier, Kylie Minogue ve Rick Ro$$.

Radyo Eksen: İlk albümünüz Other People's Problems'ı yayınladığınız plak şirketiniz FatCat ile imzaladığınızdan beri dikkate değer bir şey değişti mi haytınızda?
1 buçuk senedir birlikte ilerliyoruz. Bize yardımları ve destekleri büyük oldu. BretonLabs'in artık 25 civarında üyesi var.

Radyo Eksen: Son zamanlarda çıkan albümlerden favorilerniz var mı?
A$ap Rocky ve Toro Y Moi'nın albümleri.

Radyo Eksen: En çok nasıl yerlerde ve mekanlarda çalmayı seviyorsunuz?

Birkaç gün önce İscviçre'de, bir yüzme havuzunun içinde çaldık. Ondan bir hafta önce de sinema salonunda canlı yaylı orkestrasıyla birlikte çalmıştık. Bu tür değişik şovlar yapmaktan her zaman keyif alıyoruz. Ve uzun zamandır İstanbul sahnesini bekliyorduk. Gerçekten çok heyecanlıyız!

Radyo Eksen: Turnedeyken başınıza gelen en çılgın şey ne oldu?

Çılgın mı bilmiyorum ama, Prag'da geçirdiğimiz zamanda tebessümle hatırlyacağımız anılarımız oldu. Bir arkadaşımız bizi bir warehouse partiye ve yasadışı barlara götürmüştü, ki bir tanesinin sahibi de kendisiydi, bir okulun içinde gizli bir mekan. Yeteri kadar ilginç yerler gördükten sonra, sabaha doğru taksiye binmemle gece hafiften ilginçleşmeye başlamıştı. Otele vardığımda resepsiyondan anahtarımı alıp odaya çıktım. Odamın kapısını açtığımda karşıma iri bir Alman adam çıktı ve bana doğru koşarak bağırmaya başladı. Doğru kata ve doğru odaya gelmiştim fakat meğerse otelimiz son dakikada başka bir otelle değiştirilmiş.

Radyo Eksen: Son olarak, Türk izleyicisine söylemek istedikleriniz var mı?
İstanbul seyircisinin karşısına çıkacağımız için çok heyecanlıyız, oraya geliyor olmak bizim için büyük önem taşıyor. Yaptığımız müzik, birçok farklı düşüncenin ve yaşanmışlığın kombinasyonu. Öyle ki, kültürel ve sanatsal çeşitliliğiyle üne sahip böylesine bir şehirde kendimizi evimizde hissedeceğimizi düşünüyorum. Bahsettiğim bu nedenden dolayı; Berlin, New York, Paris ve Londra gibi şehirlerde gerçekleştirdiğimiz konserler her zaman iyi karşılandı. Eminim ki İstanbul'da da böyle olacak. Tüm bu saydıklarım arasında, İstanbul en muazzam erime potalarından birisi.

Vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz, konser için sabırsızlanıyoruz!

 

Gülşah Turgut

EDWARD THE CONFESSOR
www.youtube.com/watch?v=t_tFjQIC63Q

Diğer dosya