Radyo Eksen'de şu an :

dosya

Radyo Eksen'de Paul Banks Röportajı

11 Şubat 2013 - 21:00
Radyo Eksen programcılarından Sine Büyüka; 13-14 Şubat’ta, Babylon’da konser verecek olan Interpol solisti Paul Banks ile İstanbul konseri öncesinde röportaj yaptı.

Daha önce ülkemize bir kez, grubu Interpol ile ziyeret eden Banks’i hayranları bu defa küçük bir klüpte, daha sade bir törenle izleyecek.

Paul Banks’in neden Interpol için Daniel Kessler’in bebeği dediğini, sahnede tek başına olduğunda neler hisettiğini, Julien Plenti projesini, Banks albümünün hikayesini ve hip-hop aşkının ne derece olduğunu merak edenler için hazırladık.

 

Turne nasıl gidiyor? Interpol üyeleri olmadan gezmek nasıl bir deneyim?

İsmimi değiştirmiş olsam da solo bir sanatçı olarak turnelemeye alışığım. Bu turne aslında Julian Plenti’nin devamı gibi. Çünkü hala o albümden şarkıları çalıyoruz, o zaman beraber çaldığım müzisyenler yine bana eşlik ediyor. Interpol’den farkı ne derseniz, daha az insana söylüyorum. Gazeteciler Interpol’deyken bile arenaları mı daha ufak mekanları mı tercih ettiğimi sorarlardı. Her ikisinin de farklı iyi yönleri var. Interpol’le turnedeyken benim için mekan hiç farketmiyor. Solo işlerimde de izleyici iyi olduğu sürece ufak yerlerde çalmanın bir mahsuru yok. Interpol’le de solo kariyerimde de turneden aynı keyfi alıyorum.

 

O zaman bir festivalde 50,000 kişiye çaldıktan sonra şimdi çok daha samimi mekanlarda sahne almak daha heyecan verici ya da daha rahatsız edici bir deneyim değil?

İlk albümde biraz gerilmiştim. O yüzden bunun Julian Plenti’nin devamı olduğunun altını çiziyorum. Julian Plenti’yi turlarken çok şey öğrendim. Şu anda sahnede tek başıma çok daha rahatım. Heyecan verici derken ne demek istediğinizi anlıyorum. Ama şimdi öyle dersem o zaman sanki Interpol’le sahne almak heyecan verici değildi der gibi olurum. Her ikisi de çok keyifli. Ama bu çok az daha fazla çünkü benim bebeğim.

 

Albümün adını Banks koydunuz. Bunun sebebi dışarıya, “bana en çok yaklaştığınız albüm bu” mesajı vermek için mi? Başka bir anlamı var mı? Yoksa kolayınıza mı geldi?

Bir şeylere isim ararken hiç bir zaman kolaya kaçmam. Bu konuyu çok ciddiye alırım. Bilmiyorum. Bu isimde bir kesinlik var, netlik var. Çok sağlam bir yanı var. Ayrıca benim soyadım olarak düşünmeyin.... Ben kelime oyunlarını çok severim. Albüm kapağıyla birlikte düşünüldüğünde soyadımdan bahsetmiyor da olabilirim. Aslında bankalardan ve finans dünyasından bahsediyorum. Yani her iki yöne de çekilebilir ve ben de bu durumu çok seviyorum. Ne zaman çift anlamlı bir kelimeye rastlasam kullanmak istiyorum.

 

Albüm kapağı demişken...

Evet o fotoğrafı çeker çekmez “İşte bu, albüm kapağı bu!” dedim.

 

Fotoğrafı siz mi çektiniz? Sam müsait olmadığı için davulları da siz çalmışsınız.

Davulları ben çaldım çünkü kendim çalmak istedim. Ama bazı şarkıların davul rifflerini zamanında öğrenemedim. Sam’e danıştım, Transam’den Sebastian’la ve turnede benle çalan Charles’la konuştum. Yani üç şarkıda davulları başkaları çaldı.

 

Peki, cümlenin sonunu üç kelimeyle tamamlasanız, hangi kelimeleri seçerdiniz? Banks’in anlattığı şeyler …, … , …

Hmm. Hayaller, gölgeler ve ışık…

 

İnsanları merakta mı bıraksak?

Yani bence bu kelimeler yaptığım işi çok iyi yansıtıyor. Bu albümü yazarken çok net bir ruh hali içindeydim. Bu albümde net bir hit yok. Radyoların seveceği tarzda şarkılar yok. Biraz zorlayıcı ve garip müzikler aslında. İçimden sadece müziğimi yapıp başka hiçbir şeyi düşünmemek geldi ve ben de bu sese kulak verdim. O zihnimde canlanan rüya aleminden, soyutluktan, hiçbir şeyin belirgin olmamasından çok ilham aldım. Rüyalar size hep gerçekmiş gibi gelir ve etkisi çok güçlüdür. Ancak aslında yaşadığınız şey çok soyuttur. Ama birine sizde o rüyanın neden o etkiyi bıraktığını mantık çerçevesi içinde açıklayamazsınız.

 

O zaman Interpol’le turnedeyken içerisinde olduğunuz ruh hali buydu? Çünkü albümü yolda yazdığınızı söylemiştiniz...

Çoğunu yolda yazdım evet. Ancak Interpol’den ilham alıp kuliste ya da otel odamda şarkı yazmış değilim. Turneye ara verdiğimiz zaman yeni şeylere başlayıp yolda devamını getirdim daha çok.

 

Hazır Interpol’den bahsetmişken. Fransız müzik dergisi Plugged’a verdiğiniz röportajda Interpol Dan’in oyuncağı demişsiniz. Gerçekten böyle mi dediniz yoksa benim Fransızcam mı yetmedi?

Dan’in oyuncağı demedim, bebeği dedim. Şarkı yazımı konusunda onun grubu. Interpol şarkılarını o yazar.

 

Sözleri de mi?

Sözler bana ait. Bazen herkes ortaya farklı bir şey koyar ve bence bu şarkı yazımında çok önemli. Bir Interpol şarkısı duyduğunuzda ben Daniel’ın yazdığı bir kompozisyona yorumcu olarak bir şey katmış olurum. Hepimiz şarkıya ayrı ayrı katkıda bulunuruz. Daniel’ın bebeği dememin sebebi ise grubu onun kurmuş olması, grup üyelerini onun bulmuş olması, şarkıları ilk onun yazıp getirmesi. Aynı zamanda arka planda da o vardır. Stratejileri o geliştirir. Pek çok farklı konuda çok yeteneklidir. Benim yazdığım şarkılar ise Banks’e gider.

 

Peki biz de Banks’e geri dönelim. Young Again’e çektiğiniz klip inanılmaz komik. Fikir sizden mi çıktı?

Evet. Stüdyodayken birden aklıma geldi ve “şöyle bir klip çeksek nasıl olur?” dedim. Ama benim kafamdaki senaryo farklıydı. Klibin sonunda çocuklar benim canıma okuyordu. Kamera açılarını bile tasarlamıştım. Klibin sonunda kamera açıları aynı kaldı ama aslında çocuklar yüzümü yerde çamura bulayıp üzerime çikolatalı süt döküyordu. Ama sonuçta sınırlı bir bütçemiz ve tek bir günümüz vardı. Orjinal senaryomu yönetmene götürdüm ve o da kendi en rahat çekebileceğini düşündüğü şekilde bazı yerleri değiştirdi.

 

Nasıl tepkiler aldınız?

Gerçekten bilmiyorum. Hiçbir şeyi okumadım.

 

Banks’le ilgili yazılanları da mı okumadınız?

Hayır. Albüm çıkmadan hemen önce basın departmanı tüm Matador ofisine eleştirilerin olduğu bir mail yolladı. Ama bana yollanmadı bu maili tabi ki. Çünkü beraber çalıştığım herkes eleştiri okumaktan hoşlanmadığımı bilir. Ama sonra plak şirketinin sahibi direk bana bir email atıp işlerin yolunda gittiğini söyledi. O zaman maile eklenmiş eleştirilere göz gezdirdim. Hepsi de olumluydu. Ama sonra okumayı kestim. Ama tabi etraftan bir şeyler duyuyorsunuz. Klibe gelince, yorum yapan herkes çok komik bulduğunu söylüyor. O yüzden başarılı bir klip olduğunu düşünüyorum çünkü klibi çektikten sonra aslında özellikle komik olmaya çalışmanın ne kadar zor bir iş olduğunu farkettim.

 

Evet, özellikle de çocuklara vururken...

Evet! Bence çok komik! Ama diğer insanlara da komik gelip gelmeyeceğini bilmiyordum. Belki de izleyip “bu da neyin nesi?” diyeceklerdi. Bunu desinler tabi ama bir yandan komik de bulsunlar. O yüzden klibin insanların komik olmaya çalıştığımızı anlayacağı şekilde çekilmesine sevindim.

 

Klipte oyunculuğunuz da hayli iyi...

Samimi mi söylüyorsunuz?

 

Evet, o yüz ifadeleri muhteşem. Klibe günlerce güldüm. Hazır film de çekiyorken iyi alıştırma olmuştur...

Filmi çekip çekmeyeceğimiz kesin değil. Bir arkadaşım filme kaynak bulmaya çalışıyor. Benim başrolde oynamamı istedi, biz de birkaç sahne çektik ve sahte bir fragman yaptık. Filmin senaryosu bitti. Yazan kişiyi çok beğeniyorum. Sadece oyunculuğu bir denemem istendi yoksa aktör olmak gibi bir niyetim yok. İnsanlar yaşlanmanın iyi taraflarından bahsederken ne demek istediklerini anlıyorum. Daha önce bunu yapmazdım ama şimdi yapabilirim diyorum bazı şeyler için. Bu da tecrübe kazanmanın getirdiği bir şey. Kendinizi yeniliklere açıyorsunuz. Bu konuda uzmanlaşmayı düşünmüyorum ama o sahneleri çekerken çok eğlendim. Bakalım filmin tamamı çekilecek mi.. Göreceğiz...

 

Az önce bahsettiğiniz yorumlara dönmek istiyorum. Eleştirileri okumadığınızı ama insanlardan duyduğunuzu söylediniz. Bir tane de ben söyleyeyim. Pitchfork “Banks’in en iyi tınladığı anlar Interpol’e en çok yaklaştığı anlar” şeklinde bir yorumda bulundu. Bu bitmek bilmeyen Interpol karşılaştırmaları için ne düşünüyorsunuz?

Pitchfork’u duydum. Oldukça kötüymüş. Ama tüm arkadaşlarım bu eleştiriyi yazan kişinin albümü yeteri kadar dinlemediğini düşündüklerini söylediler. Belki de... Yani o adam kim ki? Burası benim alanım. O da o zaman gitsin Interpol dinlesin. Belki yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Belki bu şarkılar Interpol konserlerinde de çalınacak diye düşündü. Bilemiyorum. Belki de gerçekten beğenmedi, o da kendi fikri.

 

Sonuçta Maccabees’e de 4 verdiler...

Pitchfork’u duydum ve hayal kırıklığına uğradım. Çünkü çok etkin bir site, özellikle yeni bir sanatçıysanız. Interpol’un yerleşik bir hayran kitlesi var. Ama ben hala kendimi kanıtlamaya çalışıyorum. O yüzden Pitchfork’ta çıkan kötü bir eleştiri beni kötü etkileyebilir. Ama arkadaşlarım haklıysa ama bunu yazan kişi gerçekten albümü yeteri kadar iyi dinlememişse çok talihsizlik olmuş ünkü yeni bir sanatçıyı gerçekten kötü etkileyebilir bu durum.

 

O zaman siz de etkileniyorsunuz...

Eleştirileri okumamamın başlıca nedeni bu. Bu konuda çok açığım. Beni üzüyor ve delilik sınırına kadar çıldırtıyor! Kendi kendime uyguladığım bir tedavi yöntemi. Olumlu eleştirileri de okumama çünkü kötüyü okumuyorsam iyiyi de okumamam lazım.

 

Mantıklı. Hip-hop’a geçersek...Her zaman bir hiphop hayranıydınız ve Banks’te de bunun etkilerini görmek mümkün. Sizi başka bir isimle gerçek anlamda bir hiphop albümü yaparken görecek miyiz?

Zaten benim bir hip-hop alt egom var. Bir hip-hop albümünün prodüktörlüğünü yapmayı çok isterim ama kendim üzerine rap yapamam. Ben şarkı söylemeyi seviyorum. Başkasına albüm yapabilirim ama...

 

Ikinci solo çalışmanızda sizi soundunuzu revize etmeye iten nedenin Julian Plenti turnesi olduğunu söylemiştiniz. Skyscraper’in sahne uyarlamasından memnun kalmadınız mı?

Memnun kalmadım denemez ama ilk album tamamen stüdyo kafasıyla yazılmıştı. Sonrasında canlı nasıl olur çözmem gerekti. Albümdeki enerjiyi canlı versiyonunda yakalamak, çok ince ayarlanmış elektronik öğeleri sahneye uyarlamak çok zor oldu. O yüzden bu albümü yazarken kendimi sahnede tek başıma kimsenin çalamayacağı sound effectlerle düşünmek yerine farklı müzisyenler hangi bölümleri nasıl çalar onu düşündüm. Çünkü ilk albümde biraz öyle olmuştu. Sonunda toparladık gerçi. Memnuniyetsizdim diyemem ama çok zorlandım ve Banks’i yazarken bunu aklımdan çıkarmadım.

 

İstanbul’da daha önce Interpol’le bir konser vermiştiniz. Neler hatırlıyorsunuz? Tekrar gelmekten dolayı mutlu musunuz?

İlk gelişim muhteşem geçmişti. Kısaydı ama güzel yürüyüş yapmıştım. Yollarda, çarşıda gezip şehri keşfetmiştim. Mimari da çok güzeldi. Tekrar gelmek için sabırsızlanıyorum.

 

Son soru Interpol’le ilgili. Yeni bir Interpol albümü olacak mı?

Evet.

 

Üzerinde çalışıyor musunuz?

Evet.

 

Ok bunu duyduğumuz iyi oldu. Teşekkürler...

 

 

Sine Büyüka

 

Diğer dosya