Radyo Eksen'de şu an :

dosya

Röportaj: Richard Hawley

21 Nisan 2012 - 14:30
Radyo Eksen: Yeni albümünüz yakında yayınlanacak, nasıl hissediyorsunuz?

Richard Hawley: Albüm bitti, yakında yayınlanacak. Oldukça heyecanlıyım.

Radyo Eksen: Leave Your Body Behind parçasını az önce dinledim, çok romantik olduğunu düşünüyorum. Parçanın bize anlatmak istediğiniz bir hikayesi var mı?

Richard:  Parça hepimizden söz ediyor... Ölünce bize ne oluyor? Hergün kullandığımız bedenimizi geride bırakıyoruz ve bizden geriye kalan yaptığımız, ürettiğimiz ve söylediğimiz şeyler oluyor. Pozitif değerlerden, iyi bir insan olabilmekten bahsediyor. Bir müzisyen olarak arkamda bir çok eser bırakacağım. Albümde eskiden daha farklı bir ton yakaladım ve bu parça albüme giriş niteliğinde oldu. Yeni albümün müzikal tüm özelliklerine sahip.

Radyo Eksen: Bir çok farklı isimle çalışmış, bir çok parçaya imza atmış biri olarak unutulmaktan korkuyor musunuz?

Richard Hawley: Güzel soru. Şu an dünyada olan tüm kötü şeylerin sebebi insanların unutulmaktan daha doğrusu toprağa karışmaktan korkuyor olması. Benim durumumda ise aksine! Toprağa karıştığımda çok daha mutlu olacağım. Çürümek, gayet doğal. İnanın ne olacağı hakkında bir bilgim yok. Kontrolün bende olmadığı da belli. Benim niyetim yaptığım her işe sevgi katmak. Çünkü bir tek bunun değerli olduğunu düşünüyorum.

Radyo Eksen: İnsanların iyi niyetini bozan şey nedir?

Richard Hawley: İnsanların birşeye inanmaya ihtiyacı olduğuna eminim. Ama bu din değil. Bu kadar zamandır din adı altında yapılan hiçbir işten iyilik çıktığını görmedim. Maalesef. Ortaya çıkan şeyler çoğunlukla negatif oldu, insanları anlaşmazlığa sürükledi. Düşünüyorum da eğer Tanrı varsa bizim onun söyledikleri üzerinden devamlı savaşmamızdan hoşlanmıyordur.  Bu konu her zaman kafamı karıştırmıştır. Sevgi ve saygı ile alakalı olan birşey nasıl bu kadar çarpık yaşanabilir bilmiyorum. Çok karışık, kimseyi incitmek istemiyorum ama bana sorarsanız insanları iyiliğe götürmek için fazlasıyla baskıcı bir yol olduğu görüşündeyim.

Radyo Eksen: Radiohead, R.E.M. ve Coldpaly sizden ilham aldığını söyleyen isimlerden sadece birkaçı...

Richard Hawley: Alçak gönüllülüğümü korumaya çalışıyorum. Tüm hayatımı böyle yaşadım. Bunun gibi durumların aklımı başımdan almasına izin vermedim. Başarılı olduğunun sana söylenmesinin en ve belkide tek güzel yanı karşılığında gördüğün saygıdır. Saygıyı karşı taraftan zorla alamazsın. Hakkımda güzel şeyler söylenmesinin mutluluğu bir yana, ben de onların işlerine hayranlık duyuyorum. Dünya da yapabileceğin en güzel şeyin özgün olduğunu unutmamak gerekli.

Radyo Eksen: Müziği yaratırken ihtiyaç duyduğunuz şeyler nedir?

Richard Hawley: Bu sorunun cevabını bilseydim kutulayıp satardım! Gerçekten, buna verecek bir cevabım yok. Küçüklüğümde yaşadığım bir olayı anlatabilirim. Gece geç olmuştu, benim çoktan uyumuş olmam gerekirdi ama bir türlü uyuyamamıştım. Babam odama girip beni uyanık görünce biraz kızmıştı. Bana “neden hala uyanıksın?” diye sordu. Elimde küçük gitarım birşeyler çalıyordum, ona dedim ki “kafamda bir parça dolaşıp duruyor, kime ait olduğunu bilmiyorum!” babam müzisyendi ve çok anlayışlı bir adamdı. Bana kızmak yerine parçayı çalmamı söyledi. Ona aklıma dolanan şarkıyı çaldım. Şarkı bittiğinde bana “bu senin parçan!” dedi.  Şarkının bana ait olduğunu anlamam epey zaman aldı. Şaşkınlığımı farkeden babam bana bunu daha önce hiç duymadığını, bunu benim uydurduğumu ve o yüzden bana ait olduğunu söyledi. İşte o an aklım uçtu, kendi müziğini yapabiliyor olmak, inanılmaz bir fikirdi. O zamandan beri kafamın içinde şarkılar dönüp dolaşıyor, bazen deli olduğumu düşündürecek kadar... Birkaç  yıl önce bir köpek aldık. Ben ve ailem bir border colliemiz var. Onunla saatlerce yürüyorum. Son iki albümü onunla çıktığımız yürüyüşler sırasında yazdım. Yanımda herhangi bir enstrüman olmadan, sadece kafamdan geçen melodilerle yazdım. Bence en iyi fikirler onları aramadığınız sırada aklınıza düşüyor. Size beni neyin motive ettiğini söyleyemem çünkü bende nereden geldini bilmiyorum, bilmek istemiyorum. Ne olduğunu bulursam belki büyü bozulur..

Radyo Eksen: Nick Cave’de aynen sizin gibi düşünüyor.

Richard Hawley: Evet! Çocukluğumdan beri etkisinde olduğum bu büyüyü bozmak istemem.

Radyo Eksen: İlham veren yürüşlerdeki yol arkadaşınız, köpeğinizin adı nedir?

Richard Hawley: Fred. Harika bir köpek, çok şanslıyım. Çok akıllı bir dost. Eğer yüzebilseydi yunus olabilirdi, o kadar akıllı.

Radyo Eksen: The Streets Are Ours parçanız sokak sanatçısı Banksy’nin “Exit Through The Gift Shop” belgeselinde ve Simpsons’ın bir bölümünde kullanıldı. Filmi izlediniz mi? Banksy hakkında ne düşünüyorsunuz?

Richard Hawley: Banksy mimarlar tarafından yapılan sıkıcı binaları zenginleştiren, yaratıcı ve zeki bir adam. Tanışmadım ama bir kez telefonda konuştuk. Yaşamaya zorlandığımız çevre aslında bizleri tatmin etmiyor. Agresif, saldırgen, sexist ya da ırkçı olmadığı sürece sokak sanatının yapıtları güzelleştirdiğini kanaatindeyim. Bina sahipleri bu fikrime katılmayacaklardır ama pozitif bir niyet. Simpson’da filmin parodisini yaptı, onlarda o bölümde benim parçamı kullandılar. Buna en çok çocuklarım sevindi tabii.

Radyo Eksen: Harika bir şarkı. Gerçekten.

Richard Hawley: İnanılmaz ama sadece 10 en fazla 15 dakikada yazıldı. Gayet net hatırlıyorum, uyandım duşa girdim ve bir anda aklıma geldi. Duştan hemen çıkıp şarkıyı yazmaya başladım, üzerimde havlu vardı. Sonra yeniden duşa girdim ve parça tamamen aklımdan çıktı ta ki albümü yapmaya karar verene kadar. O sırada tekrar ortaya çıktı.

Radyo Eksen: Arctic Monkeys vb gibi mükemmel isimlerle çalıştınız, sizde en kalıcı iz bırakan hangisi?

Richard Hawley: Birini seçemem. Bu yanlış olur. Her biri biricikti çünkü. Eğer onların yaptıkları işlerde iyi olduklarını düşünmeseydim zaten çalışmaz, zamanımı boşa harcamazdım.

Diğer dosya