Radyo Eksen'de şu an :

haberler

Steve Gullick: "İşin püf noktası ne zaman fotoğraf çekmeyeceğini bilmek."

22 Mayıs 2013 - 20:29
Vodafone Istanbul Calling festival anlayışımızı genişletmek üzere Bant Mag. ekibiyle güçlerini birleştirdi.

2'linin desteğiyle Milk Gallery'de rock müziğini fotoğraf karelerine en samimi ve doğal halleriyle hapseden ingiliz fotoğrafçı Steve Gullick'in 37 parçalık Emergence  sergisini 22 Mayıs – 5 Haziran tarihleri arasında ziyaret edebileceğiz.

Kurt Cobain'i fotoğraflamış biri olarak Nirvana'ya erişebileceğimiz en yüksek nokta olan eski kurt Steve Gullick'i sergisi öncesinde Radyo Eksen'le konuşmaya zorladık.

 

Radyo Eksen: İlk fotoğraf makineni ne zaman aldın?
Steve Gullick: Emm, 14.

Radyo Eksen: Peki ya ilk çektiğin fotoğraf?
Steve Gullick: Hatırlıyorum. Queen’in hastasıydım ve okulda verdikleri fotoğraf dersini alıyordum. Queen’le o kadar kafayı bozmuştum ki onların fotoğraflarının fotoğraflarını çekip karanlık odaya koşuyordum. Bu kadar. Rock fotoğrafçılığına sevdiğim grupların başkaları tarafından çekilmiş fotoğraflarını fotoğraflayarak başladım. Çocukluk işte.

Radyo Eksen: Freddie Mercury öldüğünde nasıl hissettin?
Steve Gullick: Üzülmüştüm fakat o zamanlar Queen’le bağım biraz kopmuştu ve başka gruplarla ilgileniyordum. Gerçi bir zaman sonra Queen’e olan aşkım yeniden canlandı..

Radyo Eksen: Şu an Nirvana’ya olabilecek en yakın noktada duruyorum. Biliyorum binlerce kez bu soru size yöneltilmiştir ama ...
Steve Gullick: Kurt’te bir Queen hayranıydı. Kasım ya da Aralık 1993 yılı turnelerinde onlarla beraber olduğumu hatırlıyorum. Chris, Dave, Kurt, ben ve birileri daha beraberce Nirvana’nın tur otobüsünde bir Queen partisi vermiştik. Freddie Mercury’nin en iyi taklidini ben yapmış ve ödül kazanmıştım. Ödüller; biri daha sonra Chris ‘in kırdığı bir TV diğeri de bir bowling topuydu.

Radyo Eksen: O dönemde unutamadığın bir olay olmuştur kesin.
Steve Gullick: Komiktir ki o dönemle ilgili zihnimde canlı kalan anlar fotoğraflamadığım anlardı. Bak, fotoğrafçılığın zor bir yanı varsa o da gruplarla dost olmayı başarmaktır çünkü genelde kimse fotoğrafçıyı sevmez. E dost olduğun zaman her anı fotoğraflaman da etik olamaz. İşin önemli kısmı güzel fotoğrafı yakalamak kadar fotoğraf çekmemen gereken zamanı da bilmektir. Beni Nirvana gibi gruplarla dost yapan olay boynumda sürekli bir fotoğraf makinesinin asılı olmamasıydı. Çünkü diğer türlü birinin özelini işgal ediyor oluyorsun. Bu insanlarla sürekli vakit geçiriyordum ama yanımda fotoğraf makinem olmuyordu. Unutamadığım kısmına geri dönersek, 1991 yılı New York  Marquee Club’taki Nirvana konseri diyebilirim. Yanımda fotoğraf makinem yoktu ve kafam çok güzeldi. Otel odama döndüğümde izlediklerimi şaşkınlıkla hatırladığımı anımsıyorum.

Radyo Eksen: Michale Jackson’u listelerden indiren bir gruptan bahsediyoruz.
Steve Gullick: Nirvana acayip bir gruptu, plak şirketini bile şaşırtmayı başarmıştı. Yeterince plak basmamışlardı ama grup büyük olay olmuştu. Nevermind’ın yayınlandığı gün Boston konserinde fotoğraflarını çekmiştim. Klübün dışında Kurt ile karşılaştık, birbirimizi çok iyi tanımıyorduk ama Kurt gelip merhaba demişti. Çok sıcak insanlardı.

Radyo Eksen: Fotoğraflayamadığın için üzüldüğün isim, isimler var mı?
Steve Gullick: Iggy pop! Büyük talihsizlik. Bir de Tom Waits.

Radyo Eksen: Seni püf noktan nedir?
Steve Gullick: Fotoğrafını çektiğim insanı rahat bırakırım. Onu eğlendirmeye çalışır, kendi ortamlarında yakalarım. Benim tarafımda ego göremezsin. Ben mutlaka çektiğim insanın müziğini dinlerim ve çoğunlukla da severim. Bugüne kadar fotoğraf çektirmekten bıkmış o kadar çok sanatçı gördüm ki! Jeff Buckley mesela. Sanırım 1995 senesiydi. Adam albümün tanıtımı için o kadar çok fotoğraf çektirmiş, o kadar sıkılmıştı ki benimle yapacağı çekime önceleri yanaşmadı. Onu ikna ettim ve harika fotoğraflar çektim.Hatırladığım kadarıyla o da halinden mumnundu. Bir çekimin iyi gittiğini nasıl anlarsın biliyor musun? Sana gelip “ağrısız oldu” (that was painless) dediklerinde. Tuhaf gelebilir ama birçok insan için fotoğraf çekimleri travmatiktir. Will Oldham örneğin, çekimlerden nefret eder. Ben bunu onlar için biraz daha tolore edilebilir hale getirmeye çalışıyorum.

Radyo Eksen: Doktor gibi.
Steve Gullick: Güzel söyledin, evet. Fotoğraf bir problem çözme işidir. Geçtiğimiz gün Dirty Beaches’den Alex’in fotoğraflarını çekiyordum. Adamı o kadar zorlamışlar ki savunma halindeydi. Yaptığı müziği çok seviyorum ve fotoğraflarını çekmek istiyordum. Onu rahatlatmak için epey uğraştım.

Radyo Eksen: Çalışmalarında naturellikten yana olduğunu söyleyebilir miyiz?
Steve Gullick: Evet ben herzaman ne sunulduysa onu karelemekten yana oldum. Üstündeki, etrafındaki hiçbir şeye müdahale etmeden, olduğu gibi.

Radyo Eksen: Kısa süre önce Londra’da Punk As Fuck sergisini yaptınız, güzel isim, peki Milk’te açacağınız Emergence sergisiyle arasında ne gibi farklar olacak?
Steve Gullick: Punk As Fuck kötü bir isim seçimiydi. Şu anki mevcut ortama uygun olduğu için onu seçtik ama kesinlikle tek kullanımlık bir isim olduğunu düşünüyorum. Punk As Fuck ilk 3 yıl içinde yaptığım çekimler içinden seçilenleri içeriyordu ve başlığına göre şekillenmek zorundaydı.  Emergence daha kapsamlı bir çalışma. 10 yıllık bir zaman diliminin 37 parça işini sergileyeceğim. Birçoğunu benim bile hatırlamadığıma emin olabilirsin.

Radyo Eksen: Rock ikonlarının fotoğraflarını çekmediğin zamanlarda neler yaparsın?
Steve Gullick: Bahçıvanlık. Bana fotoğrafçılığı anımsatıyor. Analog fotoğraflarda neyin nasıl çıkacağını bilemez; karanlık odaya gidip fotoğrafları basmak için heyecan ve endişe duyarsın. Bahçeyle uğraşmanın da böyle bir tarafı var. Ekip biçiyorsun ama tutacak mı bilmiyorsun. Fotoğrafçılıkta da böyle sihirli bir taraf var.

Radyo Eksen: Analog demişken, günümüzde fotoğraf ve fotoğrafçılığın geldiği nokta hakkındaki yorumların?
Steve Gullick: Eğlenceli. Fotoğraf sanatının demokratikleşmiş olması beni mutlu ediyor. Ulaşılabilirliğinin artmış olması buna bağlı olarak eğitim almadan birçok insanın bu işle ciddi olarak uğraşması güzel. Analog zamanında bu mümkün olacak iş değildi.

Radyo Eksen: Son dönemde en çok kimi dinledin?
Steve Gullick: Retribution Gospel Choir’un sonuncu albümü 3 tam anlamıyla olağanüstü. Bir de Drifters/Love Is The Devil, Dirty Beaches’ın yeni yayınladığı duble albümü. Pek konuşma yok, atmosferik , inanılmaz.

Radyo Eksen: Bize zaman ayırdığın için teşekkür ederiz.
Steve Gullick: Zevkti. Sergiye bekliyorum.

Diğer haberler

Mazzy Star yeni EP ile dönüyor

Mazzy Star, dört yıl aradan sonra yeni bir EP ile dönüyor.2013 senesinde 'Seasons of Your Day' isimli dördüncü albümünü ...